15 Temmuz 2014 Salı

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

" Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna" yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum.
Hani bazı kitaplar vardır, ortalarını geçersiniz heyecanla okumaya devam edersiniz, ama romanın girişi nasılsı dediğinizde bir türlü çıkartamazsınız çünkü öyle farklı bir yerdesinizdir ki, başı ile alakası yoktur, nasıl geldim ben buraya dersiniz. İşte bu da böyle bir roman.
Sabahattin Ali 1948 de 41 yaşında iken öldürülmüş, ardında öyle eserler bırakmış ki, Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna gibi, hala kitapçıların raflarında çok satanlar arasında.
Baş karakter Raif Bey, oldukça silik bir karakteri canlandırıyor kitapta, Almanya da eğitimi sırasında, önce bir müzede bir kadının portresine hayran olup daha sonra kendisi ile tanışması üzerine tutku ile yaşadığı bir aşk ilişkisini anlatıyor ana tema olarak. Ama öyle zengin bir içerik var ki, kendisi, etrafındaki ailesi ile olan ilişkileri, dairedeki tavırları, hepsi ayrı bir analiz, ve en son tüm gerçekliğiyle yaşanan bir aşk hikayesi.
Kitabın yazı dili çok net ve duru bir Türkçe, idefix de kitaba tam 107 yorum yapılmış, düşünün artık ne kadar beğeniliyor ve tavsiye ediliyor.
Ben size Sabahattin Ali nin şiirlerinden de bahsetmek istiyorum, bestelenen birçok şiiri var, isimlerini okuyunca "aaaa O mu yazmış" diyeceksiniz; Eşkiya Dünyaya (Zülfü Livaneli), Melankoli (Ali Kocatepe, Nükhet Duru), Benim Meskenim Dağlardır Dağlar (Sezen Aksu), Aldırma Gönül (Edip Akbayram), Geçmiyor Günler (Ahmet Kaya), Ben Yine Sana Vurgunum (Ali Kocatepe, Nükhet Duru), Leylim Ley (Zülfü Livaneli) gibi.
Hadi hemen alın kitabı başlayın okumaya, bırakın götürsün sizi ilk aşkınıza...

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Susuzluk Kapıda! Evde En Etkili Su Tasarrufu Yöntemleri

Bu yazımda Buğday derneğinin bu haftaki haber konularından birini sizlerle paylaşmak istiyorum, İstanbul da yaşayanları da yakından ilgilendiren su tasarrufunu konusunu işlemiş. Yazının tamamı  Buğday.org dan alıntıdır.Günlük yaşantımızdan yazıdan etkilenip yapacağımız küçük değişikliklerin etkisi bile çok büyük olacaktır. Mümkün olduğu kadar çok kişiye ulaşabilmesi için yazıyı paylaşmanızı rica ederim.
Tüm Türkiye’yi Acil Su Tasarrufu Yapmaya Davet Ediyoruz!
Yaşadığımız kuraklık, su kaynaklarının yanlış kullanımıyla birleşince, tüm Türkiye’nin, özellikle de İstanbul’un su kaynakları tükenme noktasına yaklaştı. Yeşil Gazete’nin de dikkat çektiği gibi, İstanbul 1-2 ay içerisinde susuz kalabilir. Ülkenin pek çok yöresinde çiftçiler ürünlerini sulayacak su bulamıyorlar.

Orta ve uzun vadede yapılması gereken çok önemli altyapı çalışmaları var, ancak kısa vadede yapılabilecek tek şey günlük su tüketimini azaltmak. Bu şekilde su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltıp, suyun sonbahar yağmurlarına kadar yetmesine destek olabiliriz.

Ev ve Bahçelerde Etkin Su Tasarrufu Yöntemleri:

Ev genel

Evlerimizde uygulayabileceğimiz birkaç yöntemle suyu daha etkin kullanabiliriz: 

* Yağmur suyunu hasad edin (yağmur suyu hasadı yöntemleri, bu ayki Ekolojik Yaşam Rehberi'nin kapak konusu olacak. Su hasadı ve su tutma yöntemleriyle ilgili Permakültür Platformu'nun derlemelerine buradan ulaşabilirsiniz.  

* Lavabo, banyo ve duştan gelen su, gri su olarak adlandırılır. Bu su, tuvalet rezervuarına yönlendirilerek yeniden değerlendirilir. 

Banyo:

Günlük su harcamamızın yüzde 40’ı banyodadır.

*Sifon ve musluk kaçakları, su tüketiminin önemli bir kısmını oluşturuyor. Hemen tamir ettirin.
* Tuvalet rezervuarının su depolama kapasitesi 16 litredir. 4 kişilik bir aile 16 litrelik rezervuar ile ayda tuvalette 7 ton su tüketir. Bunun yerine 7 litrelik rezervuar ile 2.5-3 tona düşürmek mümkün.
*Tuvalet rezervuarı 16 litrelik ise bu durumda rezervuara ağırlık koyarak (su dolu pet şişe gibi)  su tüketimini %20 azaltabilirsiniz.
*Çamaşır makinesini haftada bir kez az çalıştırarak yılda 9 ton su tasarrufu sağlanabilir. Makina dolmadan çalıştırmayın, ön yıkama yapmayın.
*Banyo yerine duş yapın: Banyoda 120-150 litre su, duşta ise bundan daha az su kullanılır. Banyo yapmak yerine duş alarak su tüketimini %25 azaltabilirsiniz.
*Bir kişi günde bir kez ortalama üç dakika boyunca suyu kapatmadan tıraş olursa, yılda 10 ton su harcar.
*Bir kişinin günde iki kez bir dakika boyunca suyu kapatmadan diş fırçalaması yılda 8 ton su israfına neden olur.

Mutfak:
*Bulaşıkları makineye koymadan önce ön yıkama yapmak yerine peçeteyle silin.
*Sebze ve meyveleri elde yıkamak yerine su dolu bir kapta yıkarsanız çok daha az su tüketirsiniz. 4 kişilik bir aile, bu yöntemle, yılda ortalama 20 ton su tasarrufu yapabilir.
*Elde bulaşık yıkarken, mümkün olan en doğal temizleyiciyi kullanın, durulanması daha kolay olduğundan daha az su harcarsınız.
*Yıkama sularını daha sonra çiçeklerinizi sulamak için kullanabilirsiniz.

Bahçe:

*Çok su isteyen bitkiler (çim vb.) yerine, iklime uygun, kuraklığa dayanıklı bitkiler ekin.
*Toprağı malçlayın (Toprağın üstünün kuru yaprak, saman, ağaç kabuğu gibi doğal malzemelerle örtülerek buharlaşmanın engellenmesi, toprağın su tutma kabiliyetinin artırılması).
*Geniş yapraklı ağaç dikerek gölge alanlar yaratın.
*Bahçenizi verimli sulamak için sabah erken saatleri tercih edin.
*Bahçenizdeki  bitkilerin yapraklarını değil, saplarının dibini sulayın.

Ulaşım:

*Çok gerekmedikçe arabanızı yıkamayın, nemli bezlerle silerek temizleyin veya bir kova su ile yıkayın.
*Kısa mesafelerde yürüyün veya bisiklete binin.  

15 Nisan 2014 Salı

İstanbul Kırmızısı -Ferzan Özpetek

Ferzan Özpetek film sektöründe varolan bir sanatçımız. İtalya şu an yaşadığı şehir olmasına rağmen doğup büyüdüğü İstanbul a olan sevgisinin hiç azalmadığını  görebiliyorsunuz kitapta.
Özellikle yazarlık konusunda iddialı olmadığınıda belirtmiş ben aslında film yaparım demiş ama gözlemlerini kullanıp yaptığı paylaşımlarda çok keyifli.
Kitapta özellikle beni etkileyen kısım yazar ın kendini okuyucuya açması, öyleki aşk ve sevgi yi en güzel ifade eden konular onun için artık tabu olmaktan çıkmış, bir tanımlama aracı olmuş. 
Bir insan aynı anda 2 kişiye aşık
2 şehri de aynı oranda sevebilirmi. Ferzan Özpetek bunun cevabını kendince vermis. Bakın bakalım ne diyor...

31 Ocak 2014 Cuma

Ev Yapımı Doğal Sirke - İzmir üzümü-Pembe üzüm-İncir-Mürdüm erik-Limon

merhabalar, sirke macerama kaldığım yerden devam edeyim. Daha önceki yazımda da belirtmiştim, Elma sirkesini becerdiğimi görüp bir cesaret başka meyvelerden de sirke kurmaya başladım. İzmir üzümü, pembe üzüm, incir, erik, limon. Şimdi size kısaca öğrendiklerimi aktarayım. İzmir üzümü güzel oldu ben kavanozun tamamına meyve koymuştum, yani meyvesi çok yoğun olduğu halde marketlerde satılan üzüm sirkesi ile pek alakası yok, yani ben yıllarca o yüzden sirke yememişim, hafif bir lezzeti var hazırlar gibi keskin değil, pembe üzüm sirkesi daha berrak bir renk aldı. çok güzel bir pembe renk. Maalesef incir ve erik olmadı bozuldu, ben bunu meyvelerimin doğal olmayışına da bağlıyorum biraz, tabii benim hatam da olabilir, ama özellikle incir kuru incirdi ve olmayacağını daha ilk haftadan anladım. Gelelim limon a, Limonu şöyle yapıyorum, her limon kullandığımda suyunu sıktığım limonun kabuğunu içi su dolu büyük kavanozuma atıyorum 2-3 haftada bir doluyor ve meyve kabukları iyice eriyip dibe çöktüğünde meyve posasını süzüp diğer sirkelerimden elde ettiğim sirke anasını içine katıp bekletiyorum, 3-4 hafta içinde oluyor özellikle kış mevsiminde, ama bu şekilde elde ettiğim sirke mis gibi limon kokmasına rağmen limon kabuğu olduğu için acı oldu bende şöyle yapıyorum, bu sirkeyi toprağını temizlemeye çalıştığım tüm yeşillikleri yıkadığım suda, bulaşık makinesinde ve diğer temizlik amaçları için kullanıyorum, hem doğal olduğunu biliyorum hem de sıkılmış limonları değerlendiriyorum. Eğer sizde sirke tecrübelerini yazarsanız sevinirim, ya da sorularınızı. Fotografları da yolda

25 Aralık 2013 Çarşamba

11 Aralık 2013 Çarşamba

Çocuk kitabı seçerken desteğe mi ihtiyacınız var-Bir Dolap Kitap

Kısa bir süre önce - internetin ilk zamanlarında daha çok kullandığımız bir tabir olan -internette sörf yaparken bir
siteye rast geldim. Site çocuk kitaplarını tanıtmak amacını güdüyor. Ama sadece çocuklara değil ilham verici tarzıyla büyüklere de hitap ediyor. Sadece beğenmekle kalmadım bayıldım desem daha doğru olur.
Çocuklarına kitap seçerken zorlanan, içeriğini merak eden tüm anne babalara ve de hala çocuk kalan büyüklere duyurulur.
İzinsiz reklamlarını yapmama kızmazlar umarım, küçük çocuğu olan, yeğenine, arkadaşının çocuğuna kitap hediye etmek isteyen ama karar veremeyenlere duyurulur.
Görüşürüz.

10 Aralık 2013 Salı

Uzman tavsiyesi-elektrik faturasında tasarruf önerisi

Elektrik faturanıza katkıda mı bulunmak istiyorsunuz, işte size bir öneri. Bu bilgiyi bir Arkadaşımla paylaştım ve çok etkilendiği için niçin bunu bloğunda diğer insanlara da söylemiyorsun dedi bende koşarak gelip laptop umun başına oturdum ve yazmaya başladım, Evet ülkemizde istatistikler çok düzenli yapılamıyor veya günlük kullanıma uygun başlıklar olamıyor, sıkı durun, sizinle İngiltere varolan bir kurum un "Energy saving trust"un yayınladığı bilgiyi paylaşmak istiyorum.
" Eğer insanlar her seferinde bir bardak çay için kettle da ısıttıkları suyu, sadece ihtiyaçları olduğu miktarda ısıtsalardı, İngiltere'nin sokak lambalarını 7 ay yetecek kadar enerji tasarrufu yapmış olurlardı"
Bunu okuduğumdan beri küçük miktarlar için kettle a minimum seviyede su koyup çalıştırıyorum
Bu bilgiyi etrafınızdaki dostlarınızla, eşinizle ve çocuğunuzla da paylaşın, özellikle çocuklar bu konularda tahminimizden daha iyiler. Böylece sadece elektrik faturamıza katkıda bulunmuş olmayacağız, aynı zamanda doğayı korumak adına da çaba göstermiş oluyorsunuz.

Sevgiler